Saturday, November 20, 2010

Yaya geçitleri

Sanırım bu konuyu bir çok defa dile getireceğim.


Her ne kadar İngiltere gibi bir yerde büyümüş olsam da, uzun süre Türkiye'de yaşamış olmanın etkisiyle bu konu hep dikkatimi çekiyor.

Kaldırımda yürüyorsunuz. Eğer yaya geçidine yaklaşıyorsanız bile birden yol üzerindeki en yakın araç birden yavaşlamaya başlıyor. Sebebi ? Tabii ki, olur da yaya geçidinden geçmek istersiniz diye ! Özellikle döner kavşakların kenarındaki yaya geçitlerinden karşıya geçecekseniz, soldan gelen araç sağa dönüşte yayaya yol ver kuralını ihlal etmemek için zınk diye duruyor.

Bir çok yayanın yaya geçidinden geçerken ezildiği, şöförlerin ise "birden önüme atladı" savunmasını yaptığı bir memleketten.

Oysa burada araçların size yol verdiğini gördüğünüzde hissettiğiniz şey duran araca teşekkürü borç bilmek. Güzel bir alışveriş.

İnsan sayıldığını, saygı duyulduğunu ve saygı vermesi gerektiğini hissediyor. Yani tanımadığınız biri sizi mutlu ediyor.

Friday, November 19, 2010

Finlandiya Günlüğü

1 haftadan biraz daha uzun süredir buradayım. Daha önce bir kaç sefer daha gelmiştim buralara. Ancak bizim oralar ile hiç mukayese etmemiştim. Aslında bazı şeyler o kadar farklı ki, şaşırmamak içten değil...

O yüzden Finlandiya Günlükleri yazı dizime başlamak istiyorum. Gün gün, başımdan geçenleri yazmak istiyorum. Belki hoşunuza gider belki gitmez, lütfen yorumlarınızı ekleyin. Yazılarımdan alıntı yapacak arkadaşlar, lütfen sitemin linkini eklemeyi unutmayın.

Tuesday, November 16, 2010

A new era...in a frozen land...

Its been a week since I have moved to Helsinki. Everything is so different, compared to the other places I have been.  I think I'll write about it in the following couple of days.